Silikon Vadisi dehasının Suriyeli göçmen babası

Türkiye’de son zamanlarda sıkça tartışılan “göçmen” konusu, göçmenliğin Steve Jobs’ın hayat hikayesindeki yerini de tekrar gündeme getirdi. Silikon Vadisi’nde devrim yaratması, teknoloji devi Apple’ı kurması ile bilinen Steve Jobs hakkında pek bilinmeyen bir gerçek ise Jobs’ın California’da doğmuş olmasına rağmen aslında evlat edinildiği ve biyolojik babasının Suriye’deki iç savaşta darmaduman olan Humus şehrinden siyasi bir göçmen olduğu gerçeğidir. Jobs’ın biyolojik babası, hala hayatta olan ve Nevada’da yaşayan 91 yaşındaki Abdulfattah Jandali.

Jandali, sonucunda Lübnan Cumhurbaşkanını deviren protestolar ve gösteriler nedeniyle Ortadoğu’dan kaçtı. Dini vecibelerini yerine getirmediğini söyleyen Jandali, yine de inançlı bir Müslüman olduğunu ifade ediyor.

ZENGİN BİR TOPRAK SAHİBİNİN OĞLUYDU

“Amerika Birleşik Devletleri’nde dinim veya ırkım nedeniyle hiçbir zaman herhangi bir sorun veya ayrımcılık yaşamadım. Bazen başka bir ülkeden olduğumu düşündüren aksanım dışında, burada toplumla tamamen bütünleştim” diyen Jandali, 1931’de Suriye’nin Humus kentinde zengin bir toprak sahibinin oğlu olarak doğdu. Babası, “birkaç köye” sahip olan, kendi kendini yetiştirmiş bir milyonerdi. Babası, çocukları üzerinde tam bir otoriteye sahipti. Annesi, ise Jandali’nin tanımıyla “evinde çocuklarına bakan, muhafazakar, itaatkar” bir ev hanımıydı.

Avukat olmak için Şam Üniversitesi’nde hukuk okumak istemişti, ancak babası “Suriye’de çok fazla avukat olduğunu” söyleyerek karşı çıktı. Jandali, 18 yaşındayken Beyrut Amerikan Üniversitesi’ndeki eğitimine devam etmek için Suriye’den Lübnan’a gitti. Beyrut’u “hayatının en güzel günlerini geçirdiği şehir” olarak nitelendirdi.


Abdulfattah Jandali

NEW YORK’TA YENİ HAYAT

Üniversitede Arap milliyetçiliği aktivistiydi ve Cezayir’in bağımsızlığı için gösteri yaptı, hatta üç gün hapis yattı. 1952-54 protestoları onu Beyrut’tan kaçmaya zorladı. Protestolar, daha sonraları sokaklardaki gösterilerin baskısı altında istifa eden ilk Arap cumhurbaşkanı olan, Lübnan’ın o zamanki cumhurbaşkanı Bechara El Khoury’nin istifasını talep etti.

Şu anda Avrupa’ya kaçan Suriyeli göçmenlerin çoğunun aksine, Jandali New York’a taşındı ve burada Suriye’nin Birleşmiş Milletler büyükelçisi olan bir akrabası Najm Eddin al-Rifai ile birlikte yaşadı.

Jandali, Columbia Üniversitesi ve Wisconsin Üniversitesi’nde okudu ve burada Ekonomi ve Siyasal Bilimler alanında doktora yapmasını sağlayan bir burs aldı. Jandali, Wisconsin’de okurken, kısa süre sonra çocuğuna hamile kalan Joanne Carol Schieble adında bir Alman-İsviçreli Katolikle evlenmek istedi ama kadının muhafazakar Katolik babası, Müslüman olduğu için Jandali ile evlenmesine izin vermedi. Jandali, daha sonra 24 Şubat 1955’te bebeğinin doğumundan kısa bir süre önce Schieble’dan ayrıldı.

TEKNOLOJİ DAHİSİNİ EVLAT EDİNEN AİLE

Yeni doğan çocuk, evlat edinecek ebeveynlerin Katolik ve üniversite eğitimli olması şartıyla San Francisco’da evlatlık verildi. Bebeği evlat edinen Paul ve Clara Jobs çifti üniversite mezunu olmadığı için biyolojik anne Schieble onları başta reddetmeyi düşündü ama çift, bebeğe üniversite eğitimi alma imkanı sunacaklarına söz verdi.

Steve Jobs, onlar için “Evlatlık alındığımı bilmek beni daha bağımsız hissettirmiş olabilir ama asla terk edilmiş hissetmedim. Her zaman özel hissettim. Ailem beni özel hissettirdi” dedi. Birisinin Paul ve Clara Jobs’tan “üvey” ebeveynleri olarak bahsetmesinden veya onların “gerçek” ebeveynleri olmadığını ima etmesinden nefret ettiğini belirten Jobs, “Onlar yüzde 1000 benim ebeveynlerimdi” diye konuştu.


Clara-Paul Jobs

‘ONLAR SADECE YUMURTA VE SPERM BANKASI, EBEVEYN DEĞİL’

Biyolojik ebeveynleri Jandali ve Schieble hakkında ise “Onlar benim sadece sperm ve yumurta bankamdı. Bu sert bir ifade değil, sadece olan şey, bir sperm bankası meselesi, başka bir şey değil” dedi.

Evlat edinmeden kısa bir süre sonra Jandali, Schieble ile tekrar bir araya geldi ve çift evlendi. Bir yıl sonra, başarılı bir Amerikalı romancı olan Mona adında bir kızları oldu. Jobs, 27 yaşına kadar Mona Simpson ile tanışmadı. Ancak Jandali kısa süre sonra tekrar harekete geçti. Mali sorunların ardından diplomatik birliklerde bir iş bulmayı umarak Suriye’ye döndü.

Ancak diplomatik bir hayatın olmayacağını anlayınca onun yerine bir yıl boyunca Humus’ta bir petrol rafinerisinde yönetici olarak çalıştı. Suriye’deyken Schieble’dan boşandı. 1962’de Jandali ABD’ye döndü, ancak yeniden evlenen Schiebla ile temasa geçmedi.

Jandali, Michigan Üniversitesi’nde ve daha sonra Nevada Üniversitesi’nde yardımcı doçent olarak çalıştı. Daha sonra bir restoran satın aldı ve ardından Las Vegas’ta çalıştı. Son olarak yıllardır Nevada’daki Boomtown Casino and Hotel’in Başkan Yardımcısı görevini icra ediyor.

BABASIYLA BİR KEZ FARKINDA OLMADAN TANIŞTI

Steve Jobs, biyolojik babasıyla, Sacramento’da bir restoranın müdürüyken farkında olmadan tanıştığını söyledi. Resmi biyografisini yazan Walter Isaacson’a “Bir veya iki kez restoranda bulundum ve Suriye’den gelen sahibiyle tanıştığımı hatırlıyorum. Ve o kesinlikle babamdı. Ben elini sıktım o da elimi sıktı. Ve hepsi bu” dedi. Jobs ayrıca Isaacson’a Jandali ile ilişki kurmamaya karar verdiğini de “Onun hakkında biraz bilgi edindim ve öğrendiklerim hoşuma gitmedi” sözleriyle açıkladı.

Steve’in ölümünden önce Jandali, oğluyla hiçbir teması olmadığını, ancak onun bir dahi olduğuna inandığını açıklayarak “Onunla yakın bir ilişkim yok. Doğum gününde ona bir mesaj gönderdim ama ikimiz de birbirimize yaklaşmak için herhangi bir girişimde bulunmadık. Benimle vakit geçirmek istiyorsa nerede olduğumu ve bana nasıl ulaşacağını bildiğini düşünüyorum” dedi.

‘BULUŞUN BABASI DEĞİLİM’

Jandali, bazılarının kendisine aşılamaya çalıştığı “Buluşun Babası” terimini ise reddettiğini ifade ederek “Kızım Mona ünlü bir yazar ve biyolojik oğlum Apple’ın CEO’su Steve Jobs. Onun evlatlık verilmesinin nedeni, kız arkadaşımın babasının aşırı muhafazakar olması ve benimle evlenmesine izin vermemesiydi, böylece onu evlatlık vermeye karar verdi. Steve benim biyolojik oğlum ama onu ben büyütmedim ve onu evlat edinen bir ailesi var. Yani benim “Buluşun Babası” olduğum söylenirse, bunun nedeni biyolojik oğlumun bir dahi ve kızımın da parlak bir yazar olmasıdır. Hayattaki başarım için Tanrı’ya şükrediyorum ama ben mucit değilim. Oğlum Steve Suriyeli bir isimle yetiştirilseydi aynı başarıyı elde ederdi diye düşünüyorum. Parlak bir zekası var. Bu yüzden geçmişi ne olursa olsun başarılı olacağını düşünüyorum” dedi.

BANKSY’DEN ‘GÖÇMEN STEVE JOBS’ YORUMU

Tanınmış Grafitti sanatçısı Banksy, Calais’teki ‘Jungle’ mülteci kampında, Apple’ın kurucusu merhum Steve Jobs’u bir göçmen olarak tasvir eden sanat eserleri yarattı. Suriyeli bir göçmenin oğlu olan Jobs, eski bir Apple Mac bilgisayarı ve omzuna atılmış siyah bir eşya çantasıyla, kamp sakinlerine benzetiliyor.

Banksy’nin eserleri, Suriyeli bir göçmen olan Steve Jobs’ın babası ile Avrupa’daki (ve ABD’deki) mevcut durum arasında doğrudan karşılaştırmalar yapıyor. Banksy, o zamandan beri sanat eserinin göçün faydalarına dikkat çekmesi gerektiğini söyledi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir